Bannière
Geziler PDF Imprimer Envoyer

Medine-i Münevvere Gezileri

Ben-i Saide Sakifesi:

Sakife, bahçe anlamında olup, Mescidi-i Nebevi’nin  kuzeybatısındadır. Hz. Peygamber’in  (s.a.v.) vefatından sonra Ensarın büyüklerinden  bir cemaat burada toplanmış, halife seçmek  istemişlerdi. Hz. Ebubekir (ra) ve Hz. Ömer buraya gelirler ve Hz. Ömer’in de biat etmesiyle  Hz. Ebubekir burada halife seçilmiştir. 

Hz. Ömer Mescidi:

Ebubekir (ra) Mescidi’nin güneyindedir. Peygamberimiz’in (s.a.v.) burada bayram namazı kıldırdığı tahmin edilmektedir. Hz. Ömer (ra) halifeliği sırasında burada bayram namazı kıldırmıştır. Sultan II. Mahmut tamir ettirmiştir ve halen o halini korumaktadır. Tek kubbeli ve 8 m. uzunluğunda bir minaresi bulunmaktadır.

Hz. Ali (ra) Mescidi:

Peygamberimiz  (s.a.v.) ve Hz. Ali (ra) burada bayram namazlarını  kıldırmışlardır.  Buraya mescid  ilk defa Ömer b. Abdulaziz tarafından yaptırılmıştır. Yedi kubbeli, bir minareli beyaz renkli bir mescid olup Babu’s-Selam caddesindedir.

 

Hz. Ebubekir (ra) Mescidi:

Hz. Ebubekir (ra) halifeliği sırasında burada bayram namazı kıldırmıştır. İlk defa Ömer b. Abdulaziz döneminde inşa edildi. Mescid kare şeklinde tek kubbeli ve 19 m. yüksekliğindeki tek minaresiyle Osmanlı izlerini taşımaya devam etmektedir.

Gamame (Bulut) Musalla Mescidi:

Mescid-i Nebevi’nin güney batısındadır. Rasulullah bayram namazını kıldırmak ve yağmur duası yapmak için burayı kullanırdı. Efendimiz’i (s.a.v.) gölgeleyen bulutun hemen buranın üzerinde bulunmasından dolayı Bulut Mescidi denmiştir. II. Abdulhamit döneminde onarımdan geçmiş, Osmanlı tarzı bir mescittir. Üzerindeki beyaz kubbelerle sanki bir bulutu tasvir eden Gamame Mescidi Peygamberimiz’in (s.a.v.) en son bayram namazı kıldığı yerdir.

Hz. Osman (ra) Mescidi:

Bu mescid 1983’te Medineli Hafız Muhammed Huseyn Ebul Ula tarafından, Bilal-i Habeşi’ye atfen yaptırılmıştır. Modern bir tarzda imar edilmiştir.

Medine Tren İstasyonu:

II. Abdulhamitin bu demiryolu projesi dünya çapında bir olay idi. Türkiye üzerinden ve Bağdat-Musul istikametinden Medine’ye varacak demiryolu, ucuz ve rahat bir ulaşım imkanı sağlayacağı gibi, ticari hareketi artırıcı yeraltı ve yerüstü zenginliklerden istifade imkanını geliştirecekti. Bir yandan Musul-Bağdat-Medine fevkalade imkanlarla merkeze bağlanırken, öte yandan Musul ve Suriye üzerinden İran ve Pakistan’a ayrılacak hat, Orta Asya’ya kadar ulaşma fırsatı temin edecekti.

İstanbul-Basra arasında yaklaşık 4 bin km. bulan bu proje o zamana kadar gerçekleştirilen hemen bütün hatlardan daha büyüktür. Yol çok kısa bir zaman içerisinde yapılmasından sonra (8 yıl) 1908 yılında tamamlandığında Medine Garına yaklaşınca Sultan Abdulhamid Han mukaddes beldeye olan hürmeti dolayısıyla o kısma özel ray döşenmesi ve 5-6 km.’lik güzergahta sessiz lokomotif çalıştırılmasını emretmiştir. 1907 tarihli Beyrut şartnamesine göre toplam gelir 323.990.908 kuruş para ve toplam gider 143.162.576 kuruştur. Böylece net gelirin 180.827.931 kuruş para olduğu anlaşılmaktadır.

Osmanlı demir yolları projesi ile ihracat çok ciddi rakamlarda arttı, Hac ulaşımı kolaylaştı, güvenlik daha iyi sağlanacaktı, demiryollarının geçtiği yerlerde ticaret gelişmiş ve gelişecekti. Bunlar gibi birçok faydalar sağlanmış ve sağlanacaktı. Bu tren yolları tam 9 yıl hizmet vermişti. Çeşitli entrikalar sonucunda da işlevini yitirmiştir. Osmanlı zamanında bu tren istasyonunun bir ucu İstanbul Sirkeci’de başlıyor, diğer ucu da Medine’de bitiyordu.

Uhud Şehitliği:

Uhud Dağı Medine’nin kuzeyinde, Mescid-i Nebevi’ye 4-5 km kadar uzaktadır. Bedir Gazvesi’nde büyük bir yenilgiye uğrayan Kureyş intikam almak istemektedir. Hicretin 3. yılında Kureyş 3000 kişiyle Medine’ye doğru yola çıkar. Meydan muharebesi isteyenlerin ısrarı üzerine Müslümanlar da 1000 kişi ile Uhud’a doğru yola çıkarlar. Uhud’a gelmeden Abdullah ibn Sebe’nin etkisiyle 300 kişi yolda Müslüman ordudan ayrıldılar.

700 sahabe Uhud Dağı’nın eteklerine koğuşlanır. Peygamberimiz 90 kişilik okçuyu Ayneyn Tepesi’ne yerleştirdi ve buradan hiçbir şekilde ayrılmamalarını tembih etti. Müslümanlar üstünlük sağlayıp ilerlerken okçular Ayneyn Tepesi’ni terkedince, tepenin arkasından Halit b. Velid birliğiyle, Müslümanların arkasından saldırdı. Müslümanlar iki müşrik ordunun arasında kaldılar. Müslümanlar ağır kayıplar vermeye başladılar. Peygamberimizin öldürüldüğü haberleri yayıldı. Daha sonra Peygamberimiz Müslümanları Uhud Dağı eteğinde topladı. Rasulullah’ın dişi kırılmış, yanağı yarılmıştı.

Bu savaşta Hz. Hamza (ra), Abdullah ibni Cahş (ra) ve Mus’ab bin Umeyr (ra) gibi önde gelen sahabelerle beraber 70 sahabe şehit olmuştur. Burada Peygamber tavsiyelerine uymamanın acı sonucu temaşa edilir. Peygamberlerimizin büyük önderlik ve komutanlığı, her bir sahabenin ayrı yiğitliği ile Uhud özel bir okuldur. Uhud Dağı 8 km. uzunluğunda, 110 m. uzunluğunda tek başına bulunan bir dağdır. Peygamberimiz Uhud hakkında “Uhud öyle bir dağdır ki, biz onu severiz oda bizi sever” diyerek çevreciliğini de göstermiştir. Uhud Şehidliği’ne gelince şöyle selam ve duada bulunulur:

Selam size ey Uhud Ehli. Selam size ey Mü’minler ve Müslümanlar diyarının ehli. Biz de şüphesiz size kavuşanlardan olacağız. Hem kendimize ve hem de size Allah’tan afiyet dileriz.

Sukya Mescidi:

Medine’nin batısında, Medine Tren istasyonunun bahçesindedir. Peygamberimiz Bedir Gazvesi için yola çıktığında burada bulunan kuyunun yanında bir süre dinlenmiş ve gazveye katılmak için gelen küçük çocukları Medine’ye göndermiştir. Efendimiz burada Hz. İbrahim’e Mekke’nin bereketli kılındığı gibi Medine’nin de ashabına mübarek kılınmasını dileyerek, onlara Mekke’yi sevdirdiği gibi, Medine’yi sevdirmesini Cenab-ı Hak’tan niyaz etmiştir. 3 kubbeli, Osmanlı tarzı küçük bir mescittir.

 

Bicolor template supported by Naturalife Greenworld